Gülistan Kılıç Koçyiğit: Bir an önce yasalar çıkmalı

Gülistan Kılıç Koçyiğit: Bir an önce yasalar çıkmalı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, gündemdeki gelişmelere ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

Newroz’a dikkat çeken Gülistan Kılıç Koçyiğit, Newroz’un hava koşullarına rağmen çok coşkulu geçtiğini, insanların akın akın meydanlarda buluştuğunu belirtti. Newroz’da halkın siyasete, devlete ve herkese de mesajlar verdiğini dile getiren Gülistan Kılıç Koçyiğit,  “Kürt halkı ve bütün halklarımız Newroz meydanlarında demokratik çözüm ve kalıcı barış konusundaki ısrarını bir kez daha ifade etti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne olan bağlılığını teyit etti. Sayın Öcalan’ın, sürecin baş müzakerecisi ve başaktörünün sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının artık tartışmasız bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini ve onun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin arkasında olduğunu da ortaya koymuş oldu. Çözüm sürecinin aslında güçlü bir öznesi, tarafı olduğunu, barış istediğini, çözümü istediğini, demokratik yaşamı istediğini de yeniden vurguladı” dedi.

Halk Newroz alanında ne istedi?

Halkın özgürlük, eşitlik, demokrasi ve adalet talebinin olduğunu belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit,  “Halk, Demokratik siyaset ısrarı ve sorunların demokratik uzlaşı ve müzakere ile çözülmesine dönük iradesini de bir kez daha meydanlardan haykırmış oldu. Demokratik birlikten, ortak yaşamdan ve demokratik entegrasyonundan yana tutumunu da açık ve net bir şekilde ortaya koydu. 2026 Newroz’u yeni bir toplumsal sözleşme arayışının da güçlü bir ilanı olarak okunabilir. Meydanlarda yükselen ses sadece negatif barışın değil artık pozitif barışa, özgür yaşama, demokratik topluma ve demokratik siyasete kapı aralaması gerektiğini, demokratik entegrasyon yasalarının da bir an önce çıkmasını açık ve net biçimde ortaya koymuştur. Yıllardır süren baskı politikalarına, tecrit uygulamalarına ve demokratik siyasetin alanını daraltan yaklaşımlara karşı halklarımız sadece itiraz etmemiş aynı zamanda nasıl bir gelecek, nasıl bir toplum, nasıl sistem istediğini de açık ve net biçimde ifade etmiştir. Newroz’da tek bir ses yükseldiğini söyleyebiliriz. O da eşitlik, özgürlük ve ortak yaşam iradesinin güçlü vurgulanması ve buna dönük beklentilerin birinci elden halk tarafından talep edilmesidir” diye konuştu.

Süreç artık ete kemiğe bürünmeli’

Ortadoğu’daki çatışmalara da değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Birileri Ortadoğu’ya kaosu, savaşı şiddeti dayatıyor” dedi. Kürt halkının Newroz’da verdiği mesaja dikkat çeken Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Kürt halkı Ortadoğu’yu kurtaracak gerçeğin halkların bir arada, özgür ve demokratik temelde yaşaması olduğunu, Ortadoğu’yu özgürleştirecek, istikrara kavuşturmanın da burudan geçtiğini ortaya koymuştur. Bu mesajların bir adresi vardır. Bu mesajlar Meclis’e, devlete, iktidara ve diğer muhalefet partilerinedir. Bu yükselen sesin ertelenmez olduğunu, taleplerin netliği ve aciliyetinin de altını çizmemiz gerekiyor. Her şeyden önce bu sürecin gerçek anlamda yasal, kalıcı ve güvenceli bir çözüme dönüşmesi gerekmektedir. Demokrasinin, adaletin, kimliklerin, anadillerin yasal güvence altında olduğu özgür bir yaşam talebinin olduğunun artık yasa ile ete kemiğe bürünmesi gerektiğini düşünüyoruz. Geniş kapsamlı, demokratik çözümü esas alan şeffaf, toplumsal mutabakata dayanan bir yasal çerçevenin inşası artık bizim açışımızdan kaçınılmazdır. Newroz’da halk atılacak yasal çerçeveyi ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.

Gözaltılara tepki

“Kürt halkı ve toplum ne istiyor?” diye soran Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Bunun yanıtı Newroz meydanlarında ortaya çıktı” dedi. Gülistan Kılıç Koçyiğit Newroz sonrasında yapılan gözaltılara da işaret ederek, bunun kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Newroz’un coşkusunun gölgelenmeye çalışıldığını ve bunun sürecin ruhuna uygun olmadığını vurgulayan Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Milyonların Newroz  meydanlarında haykırdıklarına saygı duymak ve gerekliliklerini siyaset kurumu ve devlet olarak yerine getirmek olmalıdır” şeklinde konuştu.

Gülistan Kılıç Koçyiğit, Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan’a ve beraberindeki heyete yönelik polisin provakatif yaklaşımına da tepki göstererek, soruşturulması gerektiğini belirtti. Gülistan Kılıç Koçiğit, bu tutumların aynı zamana barışa karşı tutumlar da olduğunun söyledi. Toplumun barışa ve çözüme hazır olduğunu dile getiren Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Siyasi iradenin, Meclis’in yapması gereken toplumun beklentilerine göre hareket etmektir. Aynı zamanda kendi kaleme aldığı rapora uygun, zaman geçirmeden yasal düzenlemelere ilişkin adım atması gerekiyor. Bayram’dan sonraya tarih verildi. Bayram bitti, şimdi bu günden harekete geçme çağrımızı dile getiriyoruz” diye kaydetti.

‘İç barış sağlanmalı’

Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Türkiye bunu iç barışını sağlamanın zorunluğunu ve halkların toplumsal taleplerini karşılayacak yapısal, demokratik dönüşüme kapı aralayacağı bir zemin bir zaman olarak görmesi gerekiyor. Bütün bu kaostan kurtulmanın biricik bir yolu var. İç barışı sağlamak. Halkların eşit, özgür ve demokratik bir sistemi inşa etmekten geçiyor. Bütün müdahaleler kaynağını nereden alıyor? Demokratik meşrutiyeti zayıflayan iktidarların ve sistemlerin kırılganlaştığını, toplumsal rıza üretmekte sorun yaşayan iktidarların dış müdahalelilere nasıl açık hale geldiğini ve iç barışını korumayan, kendi halkı ile barışmayan kendi halkı ile bütünleşemeyen ülkelerin dışardaki fırtınalardan en nihayetinde kendini koruyamadığını da bize açık ve net bir şekilde gösteriyor. Demokratik dönüşüme ihtiyaç var” diye belirtti.

Öcalan’ın koşulları

Eşit yurttaşlık hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Meclis bu konuda devreye girmesi gerekiyor. Yargının siyaseti dizayn etme aracı olarak çıkarılması yargının siyaset üzerinde bir sopa olarak kullanılmasından derhal vazgeçilmelidir. Örgütlenme hakkı, düşünce özgürlüğü, siyasal katılım ve basın özgürlüğü baskılar derhal kaldırılmalıdır. Kayyım uygulamalarına son verilmelidir. Halkın iradesi tanınmalıdır. Seçilmişler makamlarına iade edilmelidir. Yargı bağımsızlığı sağlanmalı, gerçek adaletin yolu açılmalı siyasi nitelikli yargılamalar hızla sonlandırılmalıdır. Barış sürecini destekleyecek kapsayacak hukuki düzenlemeler bütüncül bir anlayış ile hayata geçirilmelidir. Aynı zamanda Sayın Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının gerçek anlamda süreci sağlıklı yürütmesi için gerekli bütün düzenlemelerin yapılması ve toplumun ifade ettiği gibi artık İmralı’yı bir cezaevinin bulunduğu bir ada değil barışın ve demokratik toplum sürecinin yürütüldüğü bir ada haline getirmenin zamanı gelmiştir. Bu konuda adımlar atılmalıdır. AİHM, AYM kararların uygulanması gerekiyor.

‘Yarın geç olabilir’

Beklenecek, yarını görelim denilecek bir dönemde değiliz. Bölgesel gelişmelere göre bekleyerek pozisyon alacak bir dönem değil. Aksine hızlı olmamız gerektiğini, derhal adım atmamız gerektiğini söylüyor. Yarın geç olabilir, bu gün tam zamanıdır.”

Ekonomik kriz

Gülistan Kılıç Koçyiğit, ekonomik krize, asgari ücretlilerin yaşadığı duruma ve emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Bunun siyasi bir tercih de olduğunun altını çizen Gülistan Kılıç Koçyiğit, iktidarın sermayeden ve faiz lobilerden yana olduğunun altını çizdi. Gülistan Kılıç Koçyiğit, “2021 yıllında 298 dolara alınan temel gıda ürünleri 741 dolara alınıyor. İki buçuk kat artmış. Bu temel gıdaya erişememe demektir. Halk yakılıp yıkılıyor. Üretememekten yıkanıyor. Elindekileri satmak zorunda kalıyor. İktidar bunu savaşa bağlıyor, ancak yandaşlarına da akıtmayı sürdürüyor. Halk bunun hesabını sandıkta soracaktır” dedi.

‘Tespit ve tescilin yasanın önüne bırakılmasını doğru bulmuyoruz’

Gülistan Kılıç Koçyiğit, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin, “İktidar yetkileri adım atmak için İran’ı görmek, beklemek gerekiyor” şeklinde ifadeler kullandığını ve bunla ilgili ne düşündüklerini sordu. Gülistan Kılıç Koçyiğit, “İran bambaşka bir ülke. Kendi koşulları ve dinamikleri var. İran’ın sorununu İran’dakilerin çözmesi gerekiyor. Türkiye’nin Kürt sorununun demokratik çözümünü kah Suriye’ye, Irak’a ve İran’a bağlamanın kendisi bizim açımızdan farklı değerlendirmelere yol açabilir. Bu gün İran’daki mesele bir bekletici mesele değil aksine hızlandırıcı bir mesele olarak ele alınması gerekiyor. Bakın, demokratik bir dönüşüm yaşamayan ülkelerin yaşadığını görüyoruz. Yasal adımlar için tespit ve tescil meselesinin doğru bulmadığımızı ifade edelim. Sorunu gerçekten çözmek istiyorsanız silah bırakılmasını gerçekten istiyorsanız silah bırakanların nasıl bir hukuki statüye sahip olacağını oluşturmak zorundasınız. Ortada bir yasa yok buna rağmen bir silah bırakma var. Örgütün feshi var. Bunlar çok anlamlı. Bunların devam etmesini istiyorsak Meclis ve siyaset olarak üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Tespit ve tescile bırakmak süreci okumamak, sürecin ruhunu anlamamaktır. Bütüncül bir yasa çıkmalı, tespit ve tescilin yasanın önüne bırakılmasını doğru bulmuyoruz” diye konuştu. (MA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER