Ankara'nın göbeğinde bir insanlık dramı

Geçirdiği trafik kazası sonucu vücudunun büyük kısmını kullanamayan ve annesi felçli olan Alaaddin Aslan isimli yurttaş, Türkiye'nin başkentinde büyük bir mağduriyet yaşıyor. Arslan, "Artık dayanacak halim kalmadı. Bana yardım edin. Umarım sesimi duyanlar yardım elini uzatırlar" dedi.

Ankara'nın göbeğinde bir insanlık dramı
Türkiye'nin başkentinde Alaaddin Arslan adlı yurttaşın yaşadıkları tam bir insanlık dramı örneği teşkil ediyor. 2005 yılında geçirdiği trafik kazasının sonrasında vücudunun üçte ikisi yanan ve sakat kalan Arslan, uzun süre yatalak kaldı. Ardından gördüğü tedavi sonucu koltuk değneği ile yürümeyi başardı. Ancak Arslan'ın yaşadığı talihsizlikler sona ermedi. Kaza geçirdiği zaman henüz yeni evliydi. Kazadan sonra eşinin ailesi gelip eşini de götürünce iyice yalnız kaldı. Ondan sonra Arslan'a inşaatlarda çalışan ağabeyi baktı. Ancak ağabeyinin ani bir şekilde 3 yıl önce yaşamını yitirmesi ile Arslan'ın yaşadığı mağduriyet iyice arttı. Ağabeyinin ardından annesi ile beraber hayata tutunmaya çalışan Arslan'ın annesi de üç ay önce felç geçirdi. Şimdi felçli annesi ile tek başına yaşayan Arslan, üç ayda bir aldığı 600 TL'lik sakat maaşı ve annesinin aldığı 400 TL'lik emekli maaşı ile ayakta durma mücadelesi veriyor. Çok zor durumda olduğunu belirten Arslan, DİHA aracılığı ile kendisine yardım edilmesi çağrısında bulundu. 

'Tek isteğim anneme bakabilmek'

Yaşadığı tüm mağduriyetlere rağmen bugüne kadar kimseden yardım istemediğini ifade eden Arslan, annesinin felç geçirmesinden sonra çaresiz kaldığını dile getirdi. Tek isteğinin annesine bakabilmek olduğunu belirten Arslan, eve çoğu zaman ekmek dahi alamadıklarını söyledi. Arslan, insani değerlere olan bağlılığın gereği olarak herkesin yardım elini uzatmasını istedi. 

'Sakat kaldım eşim beni terk etti'

Yaşadıklarını kısaca anlatan Arslan, "2005 yılında trafik kazası geçirdim. Vücudumun üst kısmı yanmış durumda. Kaza geçirdikten sonra yürüyemez duruma geldim" dedi. Kaza geçirmeden önce çalıştığını söyleyen Arslan, "Ben evin ihtiyaçlarını karşılıyordum. Ağabeyim ise evin kirasını falan ödüyordu. Ağabeyim çalıştığı zaman durumumuz idare ediyordu. Fakat ağabeyim vefat ettikten sonra zaten ben de trafik kazası geçirdiğim için çalışamadığımdan dolayı çok zor durumda kaldım" diye belirtti. Sakat kaldıktan sonra eşinin kendisini terk ettiğini söyleyen Arslan, annesi ile yalnız kaldığını söyledi. 

'Cebimde ekmek parası dahi yok'

Yardım alma konusunda birçok yere başvurduğunu aktaran Arslan, "Birçok yere başvurdum; fakat kimse yardım etmedi. Buranın belediyesi ise sadece 6 altı ayda bir gıda yardımı yapıyor. Kapı komşularımız bile yardım etmiyor. Kapımızı bile çalmıyorlar. Muhtar da durumumuzu biliyor; fakat o da yardımcı olmuyor. Ev kiramız 350 TL. Kiramızı ödeyemez duruma geldik" diye kaydetti. 

'Dilenmek istemiyorum'

Dışarı çıkamadığını söyleyen Arslan, parası olmadığı için herhangi bir yere gidemediğini sözlerine ekleyerek, "Annem hasta onu doktora dahi götüremiyorum. Benim tek derdim annem. Cebimde ekmek parası bile yok. Her şey gıda ile de bitmiyor. Başka çarem de yok. Bizim insanlarımız böyle değildi. Dilenmek hoşuma gitmiyor. Benim de gururum var. Fakat başka çarem de yok. Durumum çok kötü" dedi. 

'Aç yattığımız günler oldu' 

Arslan, "Çalmadığım kapı kalmadı, kimse de borç para vermiyor. Hastalığım kalıcı olduğu için tedavi de olamıyorum. Hasta anneme bile sadece bir komşumuz gelip bakıyor. Ben yapamıyorum. Çünkü ben kendimle dahi ilgilenemiyorum" diye konuştu. Çoğu zaman aç kaldığını belirten Aslan, "Belediyeyi sadece bir ekmek için aradığım zamanlar oldu. Bayat ekmek olsa bile yeter dedim. Çoğu zaman aç yattığımız günler oldu. Ne belediye ne kaymakam hiçbir şey yapmıyor" diye belirtti. 

'Devlet kurumları bizi kapıdan kovdu'

Arslan, devlet kurumlarını aradığı zaman azar işittiğini söyleyerek, "Bana bağırıp çağırıyorlar, suratıma telefonu kapatıyorlar. Belediyeyi arıyorum aynı, kaymakamı arıyorum aynı. Bana diyorlar ki, 'sakatlık maaşın var yeter.' Devletin parasını herkese veriyorlar, bana vermiyorlar. Annem ile valiliğe gittiğim bir gün de bizi kapıdan kovdular. Yardım isteğim için beni kapıdan kovdular. Polis çağırdılar bizim içeri girmemizi istemediler. Devlet bize bakmıyor, devlet sadece sesi çıkana bakıyor" diye konuştu. 

'Sesimi duyun'

Son ayın kirasını ödeyemedikleri için ev sahibini evden çıkmasını söylediğini dile getiren Arslan, "Kiramı ödeyemediğim için ev sahibi evden çıkmamızı istiyor. Ben de evi toplamaya başladım. Ne yapacağımı bilmiyorum" dedi. Mutfağı gösteren Arslan, "İşte buzdolabı yiyecek hiçbir şey yok. Sadece biraz kurutulmuş fasulye var. O da geçen seneden kalmadır. Hani bunlar ne kadar doyucu olabilir ki" diye belirtti. Yardımsever insanlara seslenen Arslan, "Artık dayanacak halim kalmadı. Bana yardım edin. Devletimiz de bize sahip çıksın. Umarım sesimi duyanlar yardım elini uzatırlar" çağrısında bulundu. / Diha

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2013, 09:32
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ata
Ata - 11 yıl Önce

çok ama çok üzüldüm :(

SIRADAKİ HABER