Özlemini Duyduğumuz Savaş

Kanatlarını birbirine sürerek ses çıkaran erkek karaçekirgenin en büyük silahı, oluşturduğu melodidir.

Özlemini Duyduğumuz Savaş
NAZMİ KARAGÖZ- YÜKSEKOVA GÜNCEL

Kanatlarını birbirine sürerek ses çıkaran erkek karaçekirgenin en büyük silahı, oluşturduğu melodidir. Bölgesine girmeye yeltenen diğer erkekler için bir uyarıdır bu müzik. Dinlemeyen olurda bölgesine bir başkası geldiğinde,amansız bir savaş başlar ikisi arasında; ayakları üzerine yükselip çıkarabildiklerin en ürkütücü sesleri ile birbirinin etrafında döner dururlar.Ta ki biri pes edip orayı diğerine bırakıp uzaklaşana kadar.Bırakın yaralamayı birbirlerine dokunmazlar bile.Tek amaç,var olan kaynakların eşit olarak paylaşımını sağlamak diğerlerinin hazıra konmalarını engellemektir.

Bir dal üzerinde,kendilerini seyreden dişinin gözü önünde güreşe tutuşur iki erkek böceği.Uzun çeneleri ile birbirlerine sarılır,el ense çekercesine güç gösterisine girerler.Amaç diğerini daldan aşağı düşürüp,dişinin beğenisini kazanarak onunla çiftleşmektir.aşka yönelik bir güzellik savaşıdır sergiledikleri,ölümden uzak...

Durmaksızın bir çiçekten diğer çiçeğe konar balözü çiçek tozu toplar bal arıları; kurmuş oldukları sömürüden uzak toplumsal yaşamlarının gereksinimlerini karşılamak için, Hemde kondukları her çiçeğin canına can katarak oldukça etkili olan silahlarını, zehir iğnelerini kılıfından çıkarmazlar zorda kalmadıkça, Ama kurdukları düzeni bozmaya yeltenmesin birileri. Amansız birer savaşçıya dönüşürler.Toplumları için canlarını feda edecek, cengaverlere dönüşüverirler.Her sokuşlarında saldırganı ile birlikte ölürler, geride kalanların sağlığı için. Verdikleri savaş gereksiz saldırılara karşı sosyal düzenin korunmasıdır. Saldırı bittiği an barış başlar ne bir müzakere olur. Nede bir anlaşmaya gerek vardır...

Bukalemun giysi değiştirmede ustadır.Tehlike anında saldırı yerine, renk değiştirerek gizlenmeyi yeğler. Savaşa gerek yoktur. Birde avını yakalamak için renk değiştirerek ortama ortama uyup arazi olurlar. Ama hiçbir zaman gereğinden fazla yemez, aç gözlülük etmezler. Kendi çıkarları için başkalarını öldürüp onların kaynaklarını sömürmek gibi bir yaklaşımları yoktur.

Ormanların kralı aslan bile en barışçı yaratıklardan birisidir. Ailesini koruma sorumluluğunu yüklenen erkek, yaşadıkları bölgenin sınırlarına işaretlerini koyar kimyasal yollarla, Bunlar zehirsiz,orada bir ailenin yaşadığını gösteren belirtgeçtir. Zaman zaman da sınırda devriye gezerek kükrer ben buradayım der. Her aile,her toplum kendi sınırları içerisinde kavgasız gürültüsüz barış içerisinde yaşar, onca güçlerine onca yırtıcıklarına rağmen...

Ya İnsanoğlu ?

Savaşmak isteyen insan değildir özde. Onlarda doğanın birer parçası, barış ve özgürlük özlemi içerisindedirler. Ne var ki,'En büyük benim' hırsı ile gözü kararmış doymak bilmeyen sapkınlar ve şaşkınlar hep iş başında olan yöneticilerdir. Onlara göre dengeler, terör üzerine kurulmuştur.Yarattıkları terörürün arkasına sığınarak saldırıya geçer, doymak bilmedikleri kaynaklarına kaynak katmak, sömürü düzenini yerleştirmeye uğraşırlar, Hemde barışın arkasına sığınıp masum insanları öldürerek, Hiçbir zaman başarıya ulaşamayacaklarını bildikleri halde kan dökmekten zevk alırlar...

Diğer canlıların savaşı, aşka, güzelliğe, paylaşıma yönelik, sömürüden uzak, kansız bir gösteridir. Kimse kimseye kıymaz bilinçli olarak,ne bombalar yağdırır,ne masumları öldürüp ne de onların yaşam ortamlarını işgal etmeyi planlar...

Özlemini duyduğumuz savaş bu işte...

Güncelleme Tarihi: 12 Ağustos 2015, 00:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER