Emek Partisi (EMEP) Ankara İl Örgütü, "Savaşı Durdur, Demokrasi İçin Birleş" şiarı ile başlattıkları kampanya kapsamında il binasından Sakarya Caddesi'ne yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte, "Savaşa dur de demokrasi için birleş" pankartı açıldı. "NATO defol bu ülke bu halk satılık değil", "İçerde dışarda savaşa hayır", "Yaşasın halkların kardeşliği" sloganlarının atıldığı yürüyüşte, "Gençlik savaşı durduracak", "Jin jiyan azadî", "Barış emek ister" dövizleri taşındı. Yürüyüşün ardından Sakarya Caddesi'nde basın açıklaması yapan EMEP Ankara İl Başkanı İlke Işık Sağdıç, Ortadoğu'da yürütülen savaş politikalarına dikkat çekerek, "Asya ve Ortadoğu'da süren bölgesel savaşlar gittikçe genişliyor. Savaşın büyük yıkımı ise komşumuz Suriye'de sürüyor. ABD, NATO ve bölgenin gerici diktatörlüklerinin besleme çeteleri eliyle halklara ölüm, açlık ve çaresizlik dayatılıyor" dedi.
'Suriye halkı kendi kaderini tayin etmelidir'
AKP hükümetinin "işbirlikçi" politikaları ile Türkiye'nin bu ateş çemberinin göbeğinde yer aldığına işaret eden Sağdıç, Türkiye topraklarında yeni üslerin açılmasının ve füzelerin yerleştirilmesinin halkın değil, ABD, NATO ve İsrail'in kararı olduğunu söyledi. "Genişleyecek olası bir savaşta Türkiye; Rusya, İran, Çin gibi ülkelerin açık hedefi haline getirilmiştir" diyen Sağdıç, Ortadoğu'da etnik ve mezhepçilik üzerinden kışkırtılan bir savaşın halklara hizmet etmeyeceğini vurguladı. Sağdıç, "Suriye halkı kendi kaderini tayin etmelidir. Suriye'deki halkların iç savaş ve katliamlarla yüz yüze kalmasına seyirci olunamaz. Ülkemize de sıçrama olasılığı olan mezhep ve etnik çatışmalar halkların çıkarına olmaz" dedi.
'Rojava'daki Kürtler ambargoyla teslim alınmak isteniyor'
Başka bir tehlikenin ise Rojava'da yaşandığına dikkat çeken Sağdıç, "Kürt halkı ve oraya sığınanlar ağır bir ambargo altında gıda, çocuk maması ve ilaç sıkıntısı çekmektedir. Türkiye ve Irak sınırında kapılar kapatılarak, fiili olarak Suriye içerisinde de kıskaca alınmışlardır. 'İnsani yardım' denilerek çeşitli kampanyalar yapılıyor. Peki Kürtler insan değil mi? Onlar neden ambargo altında tutulmaktadır. Bu ambargonun sorumluları Türkiye'yi yönetenlerdir. Bir yandan Türkiye'nin desteğini alan El Kaideci ve Selefi çeteler ile bölgedeki Kürtlere yönelik saldırganlık sürmektedir. Diğer yandan da ambargo yüzünden açlıkla 'terbiye' edilerek Rojava halkları teslim alınmaya çalışılıyor" diye konuştu.
'Çekilen acılar yetmedi mi?'
Türkiye'de de Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklı olarak savaş ortamının olduğunu ve bu savaşın onbinlerce insanın canına mal olduğunu söyleyen Sağdıç, "İçerde savaşın sürdürülmesi politikalarında neden hala inat ediliyor?" sorusunu yöneltti. Sağdıç, Kürt halkının taleplerindeki ısrar ve mücadelesindeki direngenlik sonucunda hükümetin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek zorunda kaldığını; ancak söylemde savaş tutumunun hala görüldüğünü kaydetti. Sağdıç, "Halkımız nezdinde olumlu bir hava yaratan diyalog süreci, tasfiye mantığı ile çıkmaza sokuluyor. Fransa'da katledilen 3 Kürt kadın devrimcinin acıları yetmezmiş gibi yeni katliam söylentileri ortaya atılıyor. Ne yapılmak isteniyor? Çekilen acılar yetmedi mi?" diye vurguladı.
Açıklamanın ardından EMEP'liler yanlarında getirdikleri maket füzeleri ateşe verdi. Diha
Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2013, 16:00
'Diyalog süreci tasfiye mantığı ile çıkmaza sokuluyor'
Ankara'daki yürüyüşte konuşan EMEP İl Başkanı İlke Işık Sağdıç, Kürt halkının mücadelesi sonucunda PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerin başladığını belirterek, "Ancak hükümetin söylemine baktığımız zaman savaş tutumunu görüyoruz. Halkımız nezdinde olumlu bir hava yaratan diyalog süreci, tasfiye mantığı ile çıkmaza sokuluyor" dedi.
SIRADAKİ HABER