Kılıçdaroğlu’nun Demirtaş açıklaması sonrası Özgür Özel’in özrü yeniden gündemde

Kılıçdaroğlu’nun Demirtaş açıklaması sonrası Özgür Özel’in özrü yeniden gündemde

Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) genel başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 4 Kasım 2016’dan bu yana tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin değerlendirmeleri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in daha önce yaptığı özür açıklamalarını yeniden tartışmaya açtı.

21 Mayıs’ta Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararıyla CHP’nin başına getirilen Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de Senem Toluay Ilgaz’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda, Sözcü TV Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu ile gazeteci Barış Terkoğlu’nun sorularını yanıtlamıştı.

Programda yöneltilen “Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması için verdiğiniz oy nedeniyle pişman mısınız?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Hayır değilim” yanıtını vermişti.

Kılıçdaroğlu, “Ben davaların tarafı değilim. Hakim ‘Parayla pulla kurultay satın alınırsa ben de iptal ederim’ diyor, ben tarafı değilim. Milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim. Benim ilkem budur. Dokunulmazlıklar kaldırılsın, kişi aklansın. Selahattin Bey’le ilgili verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım. Pişman değilim” ifadelerini kullanmıştı.

Özgür Özel’in özür açıklaması yeniden gündeme geldi

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 4 Kasım 2025 tarihinde TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma yeniden gündeme geldi.

Özel, dokunulmazlıkların kaldırılması sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Osman Kavala’nın tutukluluk süreçlerine işaret ederek, CHP’nin de bu süreçte sorumluluğu bulunduğunu ifade etmişti.

Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Dokuz yıl önce tek başına karar vermesi gereken Türkiye’deki bütün hakimleri, bir gece yarısı koordine edip de farklı farklı yerlerden siyasetçileri alıp da önceden hazırlanmış ta Edirne’deki ta Kocaeli’ndeki, Gebze’deki cezaevlerine gönderen o mekanizmanın kurgulanması hayırlı mıymış Türkiye için? Dün bunları yapmakla övünenler, Selahattin Demirtaş’ı içeri atmakla övünenler, Figen Yüksekdağ’ı içeri atmakla övünenler, Osman Kavala’yı AİHM kararına rağmen içeride tutmakla övünenlere soruyorum. Bugün ‘Hayırlısı bu’ diyorsanız, dönüp de bir özür borcunuz yok mu acaba?

“Açık söyleyeyim. Bizim de var. Her ne kadar o zaman 120 milletvekilinin 100’ü ret oyu verse de, her ne kadar o dönem bizler partide buna karşı bir mücadele vermiş olsak da, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 20-25 tane ‘İşte efendim referanduma gitmesin de geçecekse buradan geçsin’ diye kullanılan o oylarda bu partinin de kusuru var. Partinin bugünkü Genel Başkanı olarak tarih önünde o günkü kusur için tüm Türkiye’den, Türk milletinden özür diliyorum. Bugünkü Genel Başkan sıfatıyla.” 

Kılıçdaroğlu 2016’da “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz” demişti

13 Nisan 2016’da dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti’li 316 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifine, Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtmesine rağmen destek vereceklerini açıklamıştı.

CNN Türk’te yayımlanan Tarafsız Bölge programında konuşan Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin bedel ödemesi gerektiğini belirterek, dokunulmazlık zırhının arkasına sığınmak istemediklerini dile getirmişti.

Kılıçdaroğlu, “Bağımsız olmayan yargı yazarı hapse atıyor; biz de atılmayı göze aldık. Biz dokunulmazlık zırhının ardına asla saklanmak istemiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER