Kürt Sorunu"nda, son bir yılda meydana gelen gelişmelere baktığımızda, çok açık olmasada aslında çözüm yerine normalleştirme olarak adlandırılabilecek bir dönemin içinde olduğumuz anlaşılıyor. Hakikatte olması gereken de, eğer bir çözüm olacaksa, bunun kademeli bir şekilde olması gerektiğidir. Bunun için çözüm öncesi normalleştirme, çözüm ve çözüm sonrası normalleştirme olmak üzere üç kademeli bir yol olabilir.
Şuan çözüm öncesi bir normalleştirmenin içindeyiz ve Kürtler bu süreçte bütün teorik ve pratik adımları atıyor ve atmaya hazır olduğunu her defasında beyan etmeye çalışıyor. Bir taraftan hal böyleyken, bir diğer taraftan da Türkiye"nin bu aşamada başlıca rol üstlendiğini görüyoruz. Yani normalleştirmede sözü geçen taraf Türkiye tarafıdır.
Merkezi Türkiye"de olan bu sorunun normalleştirilmesi sürecine ne Amerika"nın ne bir Avrupalı devletin ne de başka bir bir devletin doğrudan katılımı var. Dolaylı katılımın da çok pasif düzeyde olduğunu görüyoruz. Kürt Sorunu"nun yaşandığı Irak gibi bir yerde ise hem Amerika"nın hem Avrupalı devletlerin hem de başka devletlerin doğrudan yada dolaylı olarak rol oynadıklarına şahit oluyoruz. Bunun da ötesinde Kürt Sorunu"nun merkezi olan Türkiye"nin de Irak"taki Kürt sorununda etkili olduğunu görüyoruz.
Türkiye"de siyasi sahada üste çıkmaya çalışan Kürt tarafında ise, Türkiye"nin şimdi değil ama çok önceden hedefine koyduğu açılımın adımları atıldıkça, entellektül tarafı da çok üst seviyede olmayan teorik gelişme bazen durma noktasına geliyor. Bunu anlamakta güçlük çekiliyor.
Meselenin bu noktası, aslında Kürt tarafının hiçbir zaman atılan adımlarda öncü rolü oynayamamasından kaynaklanıyor. Sorunun sahibi aslında Kürtler iken bunu sahiplenen başka taraflar oluyor. Normalleştirme adımı dahil, çözüm adımında da eğer Kürtler öncü bir rol oynayamazsa bunun Kürtlerin çıkarına değil meseleyi çözenin çıkarına olacağı kesindir.
Bu açıdan bakıldığında, Kürtlerin elinde gerçekten Kürtlerin öz çabasıyla elde edilmiş bir şeyin olmadığı ortaya çıkacaktır. Kütlerin neden normalleştirme kademesinde etkili olmadığının de bazı sebeleri var ve bu sebepler iyi agılanmalıdır.
Kürtlerin normalleştirme kademesinde etkili olmaları gerekiyor.
Kürtlerin bu aşamada çok daha etkili bir entellektüel çaba içinde olmaları gerekiyor.
Halkın demokratik açılım sürecinde ulusal uzlaşma konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor.
Ve Türkiye bir açılım sunabilir ancak Kürtlerin ne istediğinin açık ve net olması gerekiyor.
Kürtler normalleştirme aşamasında daha etkili olabilir ve çözüm aşamasında etkili olan tarafta yer alabilir.