Yüksekova Lisesi

Yüksekova Lisesi

SERDAR KAYA/YAZDI

Serdar Kaya yazısında, Bir okulun adını değiştirmek kolaydır. Peki, o adın içinde biriktirdiği hatıraları nereye koyacağız?

Bazı isimler vardır, yalnızca bir yeri tarif etmez. Bir dönemi, bir kuşağı, bir şehrin çocukluk yıllarını ve insanların hayatına dokunan nice hikâyeyi içinde taşır. Yüksekova Lisesi de benim için böyle bir isimdir.

Yüksekova Lisesi denildiğinde aklıma yalnızca sıralar, kara tahtalar, koridorlar ve ders zilleri gelmiyor. O ismin ardında bir ilçenin geçmişi, binlerce öğrencinin gençliği, öğretmenlerin emeği ve yıllar boyunca biriken ortak hatıralar var. Bu yüzden Yüksekova Lisesi'ni yalnızca bir eğitim kurumunun adı olarak görmek, onun taşıdığı anlamı eksik değerlendirmek olur.

Çünkü bazı okullar, zamanla bulundukları şehrin bir parçasına dönüşür. İnsanlar büyür, meslek sahibi olur, başka şehirlere gider. Hayat değişir, sokaklar değişir, binalar değişir. Fakat insanın hafızasında bazı yerler hep aynı kalır. Yüksekova Lisesi de bu hafızanın en önemli duraklarından biridir.

Bir okulun hatırası, mezuniyet belgesinden ibaret değildir.

Lise yıllarını düşünelim. Sabahın erken saatlerinde okula yetişme telaşıyla başlayan günleri… Arkadaşlarla okul yolunda yapılan sohbetleri, ders zili çalmadan önce sınıfa yetişme çabasını, teneffüslerde koridorlara yayılan sesleri…

Bir de unutulmayan öğretmenler vardır. Bazen tek bir cümlesiyle insanın hayatına yön veren, bazen sert bir uyarısıyla bizi kendimize getiren, bazen de bize bizden daha çok inanan öğretmenler… Yıllar geçse de isimlerini unutmadığımız, karşılaştığımızda hâlâ eski bir öğrencisi gibi heyecanlandığımız insanlar.

Sınıf arkadaşlıkları da öyledir. Aynı sırayı paylaşmak, bir sorunun cevabını birlikte aramak, sınav öncesinde birbirine yardım etmek, okul çıkışında biraz daha vakit geçirmek için bahaneler bulmak… O günlerde sıradan sandığımız nice şey, yıllar sonra en kıymetli hatıralarımız arasında yerini alır.

Belki bir arkadaşımızla son kez o okulun kapısından çıktığımızı bilmiyorduk. Belki bir öğretmenimizin verdiği öğüdün yıllar sonra anlam kazanacağını düşünmemiştik. Belki de her gün geçtiğimiz koridorların, yıllar sonra özlemle hatırlayacağımız bir geçmişe dönüşeceğinden habersizdik.

Gençken zamanın hiç bitmeyeceğini sanırız. Oysa lise yılları, insanın hayatında en hızlı geçen dönemlerden biridir. Bir gün dönüp baktığımızda, geriye birkaç fotoğraf, eski bir arkadaşın yüzü, bir öğretmenin sesi ve hafızamızda yer eden bir okul adı kalır.

İşte Yüksekova Lisesi, bütün bu hatıraların ortak adıdır.

Yüksekova Lisesi, geçmiş kuşaklarla bugünün insanları arasında görünmez bir bağ kuruyor. Belki yıllar önce aynı okulun sıralarında oturan iki insan, bugün farklı mesleklerde, farklı şehirlerde yaşıyor. Birisi öğretmen, diğeri doktor, bir başkası esnaf ya da başka bir mesleğin sahibi olmuş. Hayat onları farklı yönlere savurmuş olsa da onları buluşturan ortak bir geçmiş var.

O geçmişin adı Yüksekova Lisesi.

Bu okulun kapısından kimler geçmedi ki? Hayallerini büyüterek üniversiteye hazırlanan gençler, ailesinin umudunu omuzlarında taşıyan öğrenciler, geleceğe dair planlarını arkadaşlarıyla paylaşan çocuklar… Kimi istediği yere ulaştı, kimi hayatın beklenmedik yollarında yürüdü. Kimi belki artık aramızda değil ama hepsinin hikâyesinde o okulun bir yeri var.

Bu nedenle Yüksekova Lisesi'nin adı, yalnızca bugünün öğrencilerini değil, geçmişte o okulda okumuş bütün kuşakları ilgilendiriyor.

Bir ismi değiştirmek, elbette kâğıt üzerinde yapılabilecek bir işlemdir. Ancak bir kentin hafızasında yer etmiş bir ismin anlamını aynı kolaylıkla değiştirmek mümkün değildir.

Peki, neden Yüksekova Lisesi adı korunmalı?

Çünkü bu isim, geçmişle kurduğumuz bağın bir parçasıdır. Çünkü bir kentin değerleri yalnızca yeni yapılar inşa ederek değil, kendisine ait olanı koruyarak da yaşatılır.

Bir okulun ismi, o okuldan mezun olanlar için bir aidiyet duygusu taşıyabilir. Bir baba oğluna, bir anne kızına kendi lise yıllarını anlatırken o isimden söz edebilir. Eski arkadaşlar bir araya geldiğinde sohbet dönüp dolaşıp o okulun bahçesine, sınıflarına, öğretmenlerine gelebilir.

Bütün bunlar, bir isimden çok daha fazlasıdır.

Yüksekova'nın ortak hafızasını oluşturan değerlerden birini korumak, yalnızca geçmişte okuyanların değil, bugün o ilçede yaşayan herkesin meselesidir.

Çünkü hafıza, geçmişte kalmış bir yük değil, geleceğe taşınan bir mirastır.

Bizim de bu mirasa karşı bir sorumluluğumuz var.

Yıllar sonra çocuklarımıza ve torunlarımıza Yüksekova'yı anlatacağız. Onlara eski sokaklardan, değişen mahallelerden, kaybolan alışkanlıklardan, unutamadığımız insanlardan söz edeceğiz. Belki eski fotoğrafları çıkarıp göstereceğiz. Belki bir gün yolumuz eski okulumuzun önünden geçecek ve kendi gençliğimizden bir parçayı yeniden hatırlayacağız.

O an, bazı isimlerin neden önemli olduğunu daha iyi anlayacağız.

Çünkü insan, yalnızca yaşadığı günlerden ibaret değildir. Hatırladığı, özlediği ve kendisinden sonra gelenlere aktardığı şeylerle de var olur. Kentler de böyledir. Geçmişinden kalan izleri koruyabildiği ölçüde kendi hikâyesini anlatmaya devam eder.

Yüksekova Lisesi'nin hikâyesi de bu ilçenin hikâyesinden ayrı düşünülemez.

Bizim itirazımız yalnızca bir isim değişikliğine değildir. İtirazımız, ortak hatıralarımızın ve kent kimliğimizin taşıdığı anlamın göz ardı edilmesinedir. İstediğimiz, geçmişin bugünün önüne bir engel olarak konulması değil, bugünün geçmişle bağını koruyarak geleceğe yürümesidir.

Bir okulun adı değişebilir. Tabelası sökülebilir, yerine yenisi asılabilir. Fakat o ismin insanlarda uyandırdığı duyguları, biriktirdiği anıları ve kuşaklar arasında kurduğu bağı aynı kolaylıkla ortadan kaldıramazsınız.

Dileğimiz, bu ismin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır.

Çünkü Yüksekova Lisesi yalnızca bir okulun adı değil, bu ilçenin hafızası, ortak geçmişi ve kültürel mirasıdır.

Ve biz, kendi hikâyemizin bu önemli sayfasının kapanmasını istemiyoruz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER